Klasik Edebiyat Çalışmalarında Yazmalar: Yöntem, Problem ve Teklifler

Klasik Edebiyat Çalışmalarında Yazmalar: Yöntem, Problem Ve Teklifler, Nihat Öztoprak (20 Aralık 2024) 

FSM Yazma Eserler Merkezi tarafından düzenlenen “Klasik Edebiyat Çalışmalarında Yazmalar: Yöntem, Problem ve Teklifler” başlıklı konferans 20 Aralık 2024 tarihinde Ayasofya Yerleşkesinde gerçekleştirilmiştir. Konferans, Dursun Ali Tökel’in moderatörlüğünde yapılan kısa bir girişin ardından, Nihat Öztoprak’ın sunumuyla devam etmiştir.

Konuşmanın giriş kısmında yazma kültüründen ve klasik edebi metinleri okurken karşılaşılan sorunlardan ve çözümlerinden kısaca bahsedilmiştir. Ardından arşivin kütüphanesi sayılan yazma eserlere sahip olunduğunu ve buna sahip birkaç milletten biri olarak bu miras için daha çok çalışılması gerektiğini de eklemiştir.

Öztoprak, konuşmasının devamında yazma eserlerde hata yapılmaması gerektiğini vurgulayarak Fuzuli’nin şiiri ile bu durumu örneklendirmiştir. Ayrıca yazma eserlerin nasıl korunacağına da kısaca değinmiştir.  Sayfa arasına konan yaprağın amacına, kırmızı mürekkebin kullanıldığı yerlere ve yazılarda ters yazılan kelimelere kısaca değinen Öztoprak, yazma eserlerde bulunan hiçbir çizginin boşuna olmadığını ve bunun peşinden gidilmesi gerektiğini önermiştir. Sözlerine Pervane Bey mecmuasının son sayfasındaki hat farklılığına vurgu yaparak devam eden Öztoprak, farklı hat örneklerini de katılımcılara göstermiştir. 

Öztoprak, Allah, besmele gibi kelimelerin bir işaretle verilebileceğini, köşeli parantezlerin yazmada olmadığını ama hattatın bunu anlatmak istediğini, Ulu Cami örneğindeki gibi kalem asmanın hattaki yazının hakkıyla yapıldığını gösterdiğini dile getirmiştir. Kitap kapaklarının açılmış halinde, alt ve üst kapakta bulunan, güneşe benzeyen şemselerin yer aldığını ve etrafındakilerinin de yıldız olduğunu, böylece kitaplarımıza kâinatın resmedildiğini ve bunun da ufkumuzun kainat olduğu anlamına geldiğine dikkat çekmiştir. 

Kataloglara ne kadar güvenilebilir sorusu üzerinden sözlerine devam eden Öztoprak, kataloglara güvenmemek gerektiğini çünkü detaylı olmadıklarını söylemiş, bir miktar eser isminin genel olduğunu, eserin konusunun araştırılması gerektiğini vurgulamıştır. Detaylı katalogların gerektiğini ve buna bir örnek olarak Nuruosmaniye’deki şiir mecmuaları çalışmasının verilebileceğini eklemiştir. Her sayfada geçen şiiirin ne olduğu, hangi nazım biçiminde olduğu, kime ait olduğu, ilk ve son beyitini vermek suretiyle çalışılmış olup Divan Edebiyatı Araştırmaları Dergisi’nde yayınlanmıştır.  

Öztoprak, titiz çalışılmadığı takdirde yıllarca sürebilecek hataların yapılabileceği üzerinde durmuş ayrıca bir cilt içinde yalnızca bir eser olduğu düşünülmemesi gerektiğini belirtmiştir. Buna örnek olarak Kütahya Vahit Paşa Kütüphanesi’ndeki bir kitabın katalog fişi, tek eser olarak kaydedilmesine rağmen içinde birden fazla eser yer aldığı üzerinde durmuştur.  Bir cildin içinde birden fazla eser olabileceği gibi bir eserin içinde de birden fazla konu anlatılabileceği ve bunlara kataloglarda yer verilmesinin önemli olduğu ifade etmiştir. Sayfalar tek tek kontrol edilmesi ve eserin sonuna kadar okunması gerekliliği de ilave etmiştir.

Nüsha tespitleri üzerine sözlerine devam eden Öztoprak, Subhatü’l-Uşşak örneğini vermiş, Leyla Hanım Divanı’nın tertibi ile sözlerine devam etmiştir. Müellifin özellikle tertip hususiyetinin olup olmadığı tespitinin yapılması gerekliliği üzerinde durulmuştur. Elifname örneği üzerinden şekil hususiyetinde dikkatli olunması gerektiği, sadece dil içi çeviri yapmanın yeterli olmadığı ve bunun günümüzde yapılan bir hata olduğunu belirtmiştir.  

Öztoprak, konuşmasının sonunda klasik edebiyat çalışmalarında verilebilecek teklifleri aktarmıştır. Program katılımcıların soru, görüş ve önerileri ile sona ermiştir.

Metin: Zehra Özdemir