- Güncel Kodikoloji Çalışmaları: Almanya
- Güncel Kodikoloji Çalışmaları: Saraybosna
- Güncel Kodikoloji Çalışmaları: İran
- Özbekistan'daki Yazma Eser Çalışmaları
- "The Islamization of Anatolia" Projesi
- Islamic Manuscripts at the University of Michigan
- “الاستثمارُ الأمثلُ لطِبَاقِ السَّمَاعِ في مباحث علم المخطوطات: مِنَصَّةُ طِبَاقِ السَّمَاعِ أنموذجًا”
- A Storehouse of Wonders: Ottoman Turkish Manuscript Holdings at the British Library
<< Güncel Kodikoloji Çalışmaları
A Storehouse of Wonders: Ottoman Turkish Manuscript Holdings at the British Library, Michael Erdman (21.01.2026)
FSMVÜ Yazma Eserler Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından düzenlenen “Güncel Kodikoloji Çalışmaları” kapsamında gerçekleştirilen programda, Michael Erdman, A Storehouse of Wonders: Ottoman Turkish Manuscript Holdings at the British Library başlıklı sunumunu gerçekleştirmiştir. Programın moderatörlüğünü A. Tunç Şen üstlenmiştir.
Konuşmada, British Library bünyesinde bulunan Osmanlı Türkçesi yazma eser koleksiyonunun oluşum süreci, kapsamı ve bilimsel önemi ele alınmıştır. Erdman, sunumuna el yazması kültürünü daha geniş kitlelere ulaştırmanın hem kişisel bir ilgi alanı hem de kurumun temel hedeflerinden biri olduğunu vurgulayarak başlamıştır.
British Library’nin temellerinin 1753 yılında atıldığı, başlangıçta British Museum bünyesinde yer alan koleksiyonun zamanla genişleyerek 1973 yılında bağımsız bir kuruma dönüştüğü belirtilmiştir. Günümüzde milyonlarca eseri barındıran kütüphane, Batı koleksiyonları ile Asya ve Afrika koleksiyonları olmak üzere iki ana bölümden oluşmaktadır. Orta Doğu ve Orta Asya koleksiyonları içerisinde Türkçe yazmalar önemli bir yer tutmaktadır.
Sunumda, Osmanlı Türkçesi yazmalarının yaklaşık 2000 eserden oluştuğu, bunun yanında farklı Türk lehçelerinde yazılmış eserler ile yaklaşık 30.000 basılı eserin de koleksiyon kapsamında yer aldığı ifade edilmiştir. Bu eserlerin Anadolu, Balkanlar ve Mezopotamya gibi geniş bir coğrafyanın kültürel üretimini yansıttığı vurgulanmıştır. Koleksiyonda fermanlar, dua kitapları, minyatürlü eserler, falnameler ve edebî metinler gibi farklı türlerde eserlerin bulunduğu belirtilmiştir.
Konuşmanın devamında, koleksiyonun kataloglanma sürecinin zorluklarına değinilmiş; erken dönem katalogların sınırlı kaldığı, 20. yüzyılda edinilen eserlerin ise çoğunlukla kısa kayıtlarla arşivlendiği ifade edilmiştir. Son yıllarda dijital kataloglama çalışmalarının hız kazandığı ve araştırmacıların koleksiyonlara daha kolay erişim sağlayabildiği belirtilmiştir.
Erdman ayrıca Osmanlı yazmalarının British Library’ye kazandırılma süreçlerinin, diğer Doğu koleksiyonlarından farklı olarak doğrudan sömürge ilişkilerinden ziyade satın alma, bağış ve diplomatik ilişkiler yoluyla gerçekleştiğini ifade etmiştir. Bu durumun koleksiyonun hem çeşitliliğini artırdığı hem de köken bakımından daha karmaşık bir yapı oluşturduğu vurgulanmıştır.
Sunumda koleksiyonun tarihsel gelişimine katkı sağlayan önemli şahsiyetler ve koleksiyonlar da ele alınmış; özellikle 18. ve 19. yüzyıllarda aristokrat koleksiyoncular ve diplomatlar aracılığıyla birçok yazma eserin kütüphaneye kazandırıldığı belirtilmiştir. Bunun yanı sıra, koleksiyonda yalnızca edebî ve dinî eserlerin değil, idari belgelerin de yer aldığı ifade edilmiştir.
Konuşmanın ilerleyen bölümünde, Osmanlı’nın Batı dünyası ile olan bilgi alışverişine dikkat çekilmiş; özellikle Tanzimat dönemiyle birlikte Batı kaynaklı eserlerin Osmanlı Türkçesine çevrilmesinin, bilgi dolaşımının önemli bir göstergesi olduğu vurgulanmıştır. Ayrıca Batılı araştırmacıların Osmanlı yazmalarına olan ilgisinin, Şarkiyat çalışmalarının gelişimine katkı sağladığı ifade edilmiştir.
Sunumda, koleksiyonda yer alan bazı önemli eser örneklerine de değinilmiş; Kadı Burhaneddin Divanı, minyatürlü “Acâibü’l-mahlûkat” türü eserler, Gelibolulu Mustafa Âli’nin Nusretnâme’si ve Nizami geleneğine ait Hamse örnekleri gibi yazmaların hem edebî hem de sanatsal açıdan büyük önem taşıdığı belirtilmiştir.
Sonuç olarak, British Library’de bulunan Osmanlı Türkçesi yazmaları koleksiyonunun, farklı dönemlerde ve çeşitli yollarla oluşturulmuş çok katmanlı bir kültürel mirası temsil ettiği vurgulanmış; bu koleksiyonun hem içerdiği eser çeşitliliği hem de sunduğu araştırma imkânları bakımından büyük bir potansiyele sahip olduğu ifade edilmiştir. Program, katılımcıların soru ve katkılarıyla sona ermiştir.
Metin: Dilek Uysal